(ANKARA) - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yanında bir heyetle birlikte TELE 1 Televizyonu'na kayyum atanmasına karşı duruş sergilemek ve kanal çalışanlarına destek olmak amacıyla TELE 1'in Ankara ofisine gitti. İktidarı eleştiren Doğan, "Bu antidemokratik uygulamalara son vermeleri gerekiyor" ifadesini kullandı. Gazeteci Ercüment Akdeniz'in serbest bırakılmasının ardından bir diğer gazeteci Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasını gündeme getiren Doğan, "Böyle suç üretmeye, suç icat etmeye çalışarak ne bir mesleği ortadan kaldırabilirsiniz, ne bu mesleğe sahip çıkanları susturabilirsiniz, ne de halkın haber alma hakkını engelleyebilirsiniz. Çünkü bu direniş de büyüyor ve büyüyecek. Bu zor günleri de ortak mücadelemizle geride bırakacağımızdan hiç kuşkumuz yok" şeklinde konuştu.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ile DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Parlak, TELE 1 Televizyonu'na kayyum atanmasını protesto etmek ve kanal çalışanlarına destek vermek amacıyla TELE 1'in Ankara ofisinde bir araya geldi.
ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Doğan, TELE 1'e kayyum atanmasını basın özgürlüğüne vurulan bir darbe olarak nitelendirdi. Doğan, şu şekilde ifade etti:
"Açık bir darbe bu; basın özgürlüğüne, haber alma özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne dönük... Ekran karartılıyor, kayyum atanıyor, hapis, gözaltı, tehdit... Bunlarla ne gazeteciliği kriminalize edebilirler, ne de susturabilirler. Yıllardır deneniyor çünkü bu. Ne oldu, bakınız; Türkiye'de belediyelerden başlayan kayyum uygulaması il-ilçe kongrelerine kadar uzandı. Yetmedi, şimdi artık televizyon kanallarına geldi sıra. Bu kayyum uygulamasıyla antidemokratik uygulamaların, Türkiye'deki demokrasi yoksunluğunun üstü örtülemez. Hakikatler bambaşka bir şekilde gösterilemez. Dolayısıyla bu sürdürülebilir bir uygulama değil.
" Bu zor günleri de ortak mücadelemizle geride bırakacağımızdan hiç kuşkumuz yok"
En başta bu ülkeyi yönetenlere çok açık bir çağrıda bulunuyoruz; bu vesileyle bir kez daha sesleniyoruz: Bu antidemokratik uygulamalara son vermeleri gerekiyor. Gazetecilik mesleğini kriminalize ederek, adeta bir suç haline getirmeye ya da fiilen yasaklamaya çalışıyorlar. Yıllardır deneniyor bu, ama buna karşın çok büyük bir direniş var. Toplumsal dayanışma var. Toplumsal muhalefeti parçalama girişimlerine karşı ortak bir mücadele belleği ve bilinci var bu ülkenin. Bugün işte burası, TELE 1; hepimiz buradayız. Dayanışmak için buradayız. Neden buradayız? Bu antidemokratik uygulamaya karşı sesimizi ortak bir şekilde yükseltmek için buradayız.
İşte Merdan Yanardağ gözaltında, sayısız gözaltı yaşanıyor. Bir yandan neye seviniyoruz? Haksız, hukuksuz yere aylardır hapiste tutulan Ercüment Akdeniz'in tahliyesine seviniyoruz. Tam ona sevindik derken sabah ne oluyor? Başka bir operasyona, başka bir medya kuruluşuna dönük susturma girişimiyle karşılaşıyoruz; yine gözaltı, yine tutuklama… Böyle suç üretmeye, suç icat etmeye çalışarak ne bir mesleği ortadan kaldırabilirsiniz, ne bu mesleğe sahip çıkanları susturabilirsiniz, ne de halkın haber alma hakkını engelleyebilirsiniz. Çünkü bu direniş de büyüyor ve büyüyecek. Bu zor günleri de ortak mücadelemizle geride bırakacağımızdan hiç kuşkumuz yok."