Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nün başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Öz, istihbaratında bir iddia ortaya attı. Osmanlı Devleti'nin temellerinin Ankara'da atıldığını savundu. Prof. Dr. Öz, Gündüz Alp'in tarihsel kaynaklarda Ertuğrul'un babası olarak anıldığını ifade etti. Bu, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa'nın yazdığı eserler üzerinden şekillendiğini belirtti. Ayrıca klasik Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin baba olarak Süleyman Şah’ın kabul edildiğini hatırlatan akademisyen, bazı kitaplarda bu bilginin sorgulanabilir olduğuna da değindi. Raporda ayrıca Osman Gazi dönemine ait sikkeler üzerinde incelemelerin yapıldığına da işaret etti. Tarihçilerin tartışmaları ise oldukça önemli görünüyor; çünkü Türk tarihini doğru kavramak için bu konular üst düzeyde önem arz ediyor. Öte yandan, farklı bakış açılarıyla tarihin ele alınması gerektiğinin altını çizdi ve mevcut eserlerin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak, Osmanlı'nın kuruluşunun Bilecik yakınlarında yaşandığı yaygın bir görüş olsa da farklı kaynaklar başka bilgileri de barındırıyor. Konuşmalarında yer bulan belgeler izleyicilerde merak uyandırmış durumda. 'Kesin sonuçlara ulaşmaktan bahsetmiyoruz ama eldeki bulgular önemli,' şeklinde konuştu. Tarihi figürlerle alakalı yapılan tartışmalar yeni değil; pek çok uzman gerçeği araştırmaya devam ediyor. Zira her tarih kitabı aynı verileri sunmadığından okuyucular çeşitli yorumlarla karşılaşabiliyorlar. Bununla birlikte, Ankara’nın rolü üzerine daha fazla araştırma gerekiyor mu? Bu konuda birçok akademisyen kapsamlı çalışmalar yürütmeye başladı. Bazı sikkelere dair unsurlar uzmanların ilgisini çekiyor ancak detayların paylaşılması için henüz erken olabileceği düşünülmekte. Bu konunun geniş yankı bulması akademide heyecan yaratıyor çünkü yeni keşifler her zaman mümkündür. Bu nedenle böyle ciddi iddiaların derinlemesine incelenmesi bekleniyor. Yakın zamanda düzenlenecek konferanslarda bu sorunların masaya yatırılacağı öngörülüyor. Öte yandan, sonuç itibarıyla tarih yazımında yenilikçi bakış açılarına gereksinim vardır fakat burada en önemli husus sürecin profesyonel şekilde yönetilmesidir. Diğer taraftan, farklı araştırma grupları detaylı çalışmalara başlamış durumda ve bunların sonuçları sabırsızlıkla beklenmektedir. Prof. Dr. Öz'ün önerileri nedeniyle başlatılan bu çalışmalar hem bilim dünyasında hem toplumda yankılar uyandırabilir. Ancak açıkça görülüyor ki kesin sonuca ulaşabilmek için ek belgelere ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca, bu tarz iddialar bazen kamuoyunda belirsizlik yaratırken diğer yandan bilimsel keşiflerin ne kadar değer taşıdığını göstermekte. Pek çok bilgi geçmişe dönük doğruluk kontrolü gerektirirken çoğu zaman sabırlı olmayı şart koşmakta.