'Otizmle Yaşamak' yoğun ilgi gördü

'Otizmle Yaşamak' yoğun ilgi gördü

Kartal Belediyesi Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Otizmle Yaşamak” adlı seminer, yoğun ilgi gördü.Seminer boyunca öğrenciler, konuşmacıları bir an olsun dikkatlerini kendilerinden çekmeden dinledi

'Otizmle Yaşamak' yoğun ilgi gördü

FATMA GÜL / Dokuz Sütun

Kartal Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Engelliler Dayanışma ve Koordinasyon Şefliği tarafından hazırlanmış olan program kapsamında “Otizmle Yaşamak” adlı seminer, Kartal Belediyesi Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla gerçekleşen seminere; Kartal Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Engelliler Dayanışma ve Koordinasyon Şefi Özgür Uğur, otizmli bir çocuk annesi olan Hadiye Kuruca, Kartal Şehit Burak Cantürk Anadolu Mesleki ve Teknik Lisesi öğretmen ve öğrencileri katıldı. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Engelliler Dayanışma ve Koordinasyon Şefi Özgür Uğur ve otizmli bir çocuk annesi olan Hadiye Kuruca’nın konuşmacı olarak katıldığı seminerde Uğur, kendi hayatından kesitlere değinerek “Ben bir görme engelli olarak diyorum ki asıl engelimiz görememek, konuşamamak ya da yürüyememek değil. Asıl engelimiz, çevrenin ve toplumun yarattığı engeller. Bizlerin yaşam koşullarına uygun çalışmalar yapılırsa hiçbir engel kalmayacak” dedi.

‘20 YIL ÖNCE TANIŞTIM’

Kuruca ise “Hayatımı iki dönemle tanımlamak mümkün. Otizmden önce ve otizmden sonra\’85 Otizmle 20 yıl önce tanıştım. Oğluma teşhis konmadan önce otizme ilişkin bildiğim tek şey Rain Man filmiydi. Otizmi de yağmur çiselemesi sanıyordum. Oysa çok ciddi sağanak fırtınaydı. Otizmli bireylerle ilgili önemli bir yanılgı da hepsinin üstün zekâlı sanılmasıdır. Basın yayın organları ve siyasiler, genellikle üstün yetenekli çocukları başarı hikâyesi diye sunmakta. Oysa otizmlilerin sadece %10’u gibi küçük bir bölümünde güçlü bellek, müzik yeteneği vb. üstün özelliklere rastlanır. Onlar da uygun eğitim alamazlarsa kaybolur gider. Otizm, geniş bir yelpaze. Otizmliler her zekâ düzeyinde olabilmekte. Zekâ düzeyi düştükçe otizm tablosu ağırlaşmakta. Sosyal ilişkileri büyük oranda etkileyen bir durum. Günümüzde doğan her 68 çocuktan birini etkisi altına alıyor. Öyle ki son yıllardaki veriler otizm teşhisi konan kişi sayısının şeker, kanser gibi hızla artan hastalıklardan çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Otizmin bilinen en etkin tedavi yolu bireysel özel eğitimdir. Önce anaokulu bulamıyorsunuz. Onlarca anaokulunun kapısından dönüyorsunuz. Ancak 4 yaşındayken bir arkadaşımın yuvasında yer bulabildim. Okul çağı geldiğinde okula yazdırabilmek için iki yıl mücadele ettik. 8 yaşında bir ilkokulda çabamızla otizmliler için açılan özel bir alt sınıfa kaydettim; ancak eğitim aylarca başlayamadı. Öğretmen tayini için Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne defalarca gittim. Nihayet öğretmen tayin edildi. Tabii ki özel eğitim uzmanı değil sınıf öğretmeniydi. Konuyla ilgisi yoktu. Hamileydi ve evine yakın bir okula tayin olmak için sınıfımızı istemişti. Bu sefer malzeme yok dendi. Bizzat öncülük ettim. Sınıfın her türlü ihtiyacını sponsorlar aracılığı ile sağladım. Okul müdürünün -iki tane engelli çocuk için bir kamyon eşyaya ne gerek var, zaten kapatacağız bu sınıfı- dediğini öğrendim. Eğitim maceramız bir yıl içinde son buldu. Rehabilitasyon merkezine mahkûmiyet başladı.” dedi.

DURUMU GERİLEDİ

Ergenlikle birlikte oğlunun durumunun gerilemeye başladığını söyleyen Kuruca, “O güne kadarki emeklerimiz heba olmuştu. Ülkemizde otizmli çocukların haftada iki saat özel eğitim alma hakkı bulunuyor. Bunun haftada 40 saate çıkarılması gerekmektedir. Çünkü otizmli çocuklar, yoğun bireysel eğitim aldıklarında büyük gelişme gösteriyor. Otizmli çocukların yüz binlercesi hala uygun eğitim alamıyor, birçokları evlerinden çıkamıyor, okullara alınmıyor. Yetkin ve kaliteli eğitimci bulunmadığı için çocuklarımızın durumu günden güne kötüleşiyor. Engelli çocukları olan aileler olarak bizden sonra çocuklarımıza ne olacak kaygısı yaşıyoruz.” diye konuştu. Seminer boyunca öğrenciler, konuşmacıları bir an olsun dikkatlerini kendilerinden çekmeden dinledi. Seminerin sonunda bazı öğrenciler Hadiye Kuruca’nın oğlu ile tanışmak istediklerini ve arkadaş olmak istediklerini dile getirdi. 

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.