Nihal Olçok: Bana bir şey olursa iki mektup bıraktım

Nihal Olçok: Bana bir şey olursa iki mektup bıraktım

15 Temmuz darbe girişiminde eşi ve oğlunu kaybeden Nihal Olçok “Beni ortadan kaldırmak çok kolay. Ama bana bir şey olursa açılacak iki mektup var. Benim ve çocuklarımın can güvenliği onlar” dedi.

Gelecek Partisi Kurucu Üyesi Nihal Olçok ''bana bir şey olursa açılacak iki mektup var'' açıklamasında bulundu.

15 Temmuz günü eski eşi Erol Olçok ile oğlu Abdullah Tayyip Olçok’u kaybeden Gelecek Partisi Kurucu Üyesi Nihal Olçok, T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuştu.

Erol Olçok ile boşanmalarını anlatan Olçok, “2013’te Erol Bey’den boşandım. Ama bu boşanma deklare edilmemiş bir boşanmaydı. Çocuklarımın bile haberi yoktu. Biraz kafa karıştırıcı göründüğünü biliyorum fakat Erol Olçok ile aşkımız ve ilişkimiz bir dönüşüm yolculuğu idi. Bizi ancak yakın tanıyanlar ne demek istediğimi anlayabilirler. Birbirimizin içinde sembolik olarak ölmeye çabalıyorduk. Boşanma ya da evlenme ancak kağıt üzerinde olan şeylerdi o kadar derindi ki ilişkimiz. Neden boşandığımızı tam olarak bilmiyorum. Sadece Erol Bey’in şöyle bir sözü olmuştu bana mahkeme salonunda; “Eğer bu bugün olmazsa yarın manşetlerdeyiz.” Belki gündem yaratmak istediğim için böyle bir demeç verdiğimi düşüneceksiniz ama gerçekten böyle” dedi.

Söyleşinin bir kısmı şöyle:

AKP’nin siyasi vizyonuna inanan, bu vizyonu çizen adamlardan birisiyle hayat arkadaşı olan birisi öyle büyük hayal kırıklığı yaşıyor ki kalkıp bir suç örgütü liderine (Sedat Peker) “Benim artık çarem kalmadı, siz el atın şu işlere” dercesine bir mesaj gönderiyorsunuz Twitter üzerinden.

Bu eleştirileri getirenlere bakın nerede duruyorlar. Bir şeyin düzelmesini ne kadar ister bu insanlar? Bunu söyleyenler “bana dokunmayan yılan, bin yaşasın” yaklaşımında olan insanlar. Bense yanacaksak önce benden başlasın diyen biriyim. Sedat Peker’e beraber canlı yayın teklif ettim ben.

Ama sanki ona da kızdınız. Sizin çağrınıza yanıt vermeden önce hesap yaptı diye mi düşündünüz?

“Hesap yapmadı belki ama en azından belli ki bir istişare yaptı eşiyle dostuyla. Ben o tweet’i atarken burada şu koltukta tek başıma oturuyordum. Yalnız yaşıyorum zaten. Ben altı yıldır evini, arabasını değiştirmemiş biriyim. Beni ortadan kaldırmak çok kolay. Ama bana bir şey olursa açılacak iki mektup var. Benim ve çocuklarımın can güvenliği onlar. Ama onlar anlatılacak şeyler değil. Bir kişiye anlattım ben. Bilmiyorum kim ne biliyor ama bana bir şey olursa o mektuplar açılır. Ondan sonra darbe için tanka tüfeğe hiç gerek olmadığını anlarsınız. Toplumu parçalar orada yazanlar.”

Anlatmıyorsunuz ama anlıyorum ki iktidar çevresi sizin bu mektupları hazırladığınızı ve kamuoyuna açıklanmasını istemeyecekleri bazı bilgilere haiz olduğunuzu biliyorlar. Doğru mu?

Bir kişiye anlattım ben. Bilmiyorum kim ne biliyor ama bana bir şey olursa o mektuplar açılır. Ondan sonra darbe için tanka tüfeğe hiç gerek olmadığını anlarsınız. Toplumu parçalar orada yazanlar.

Çocuklarınız ve amcaları 2019’da Olçok soyadını kullanmamanızı talep eden açıklamalar yaptılar. Siz de kullanmak için inat ettiniz mahkemeye başvurdunuz.

Neden kullanmayayım ki? Benim çocuklarımın annesini deklare edebileceğim tek şey o kaldı. O koruma altında kalmak ve çocuklarıma sığınmak bana iyi geldi. Her şeyimi aldılar. Bedenimdeki doğum çizgilerim kaldı, gebelik çizgilerim. Ben şu evde koridordan geçerken resimlere bakıyorum, “ben bunları yaşadımsa nerede benim o hayatım” diyorum kendi kendime. Bugün bana o yaşadıysam kalan sadece bedenimdeki gebelik çizgilerim.

Çocuklarınız da var ama.

Var ama benimle değiller. Uyandıramıyorum. Uyutamıyorum. Çocuğum yakın zamanda diz kapağından ameliyat oldu. Ben sadece hastanede gördüm onu.

Kendi soyadınızı kullanmaya başlamış olsaydınız ne olurdu?

Türkiye’de yalnız kadın olmak çok zor. Bir şeye tutunmak istiyorsunuz. O çocuklarımın da soyadı.

“EROL BEY YAŞASAYDI TAYYİP BEY’İN BİRİNCİ HALKASINDAN AYRILMAZDI”

Söyleşide Erol Olçok’un yaşasaydı ‘’Tayyip Bey’in birinci halkasından ayrılmaz, orayı dizayn edenlerden biri olurdu’ diyen Nhal Olçok sözlerini şöyle sürdürdü:

’“Bazen bir kişi bir insanın bütün hayat akışını değiştirir, Bugün Erol Bey yaşasaydı ne yapar ederdi yine Tayyip Bey’in birinci halkasından ayrılmaz, orayı dizayn edenlerden biri olurdu. Ve bunu bu milletin, vatanın, toprakların lehinde olabilecek şekilde yapardı. Hiçbir lider vatandan, milletten önemli değil. Cumhurbaşkanı başka bir şey, Tayyip Erdoğan başka bir şey”

Nihal Olçok, “Tayyip Erdoğan sizin kırmızı çizginiz mi?” sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:

“Evet benim kırmızı çizgim. Kaç defa hata yapacak? Bu ülke onun oyun parkı mı? Bu toplumdaki bütün kadınlar onun annesi, bütün erkekler onun babası ve kardeşi mi? Ne kadar tolere edeceğiz ve niçin tolere edeceğiz? Tolere ettim. Karşılığında ne alıyoruz? Hakaret, aşağılanma. Sürekli yönerge verme. Hata yaptı, tamam kucaklayalım. Defalarca kucakladık. Onu sevenler de bugün iç çatışma yaşıyor. Bu çok travmatik bir şey.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.