Türkiye'nin önde gelen milli parklarından Tunceli'deki Munzur Vadisi Milli Parkı, doğal güzellikleri, yaban hayatı ve endemik türleriyle göz kamaştırıyor.
İlkbaharın gelişiyle yeşile bürünen vadi ve Munzur Çayı havadan görüntülendi. Avukat Barış Yıldırım, vadinin UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne alınması talebinde bulundu. Yıldırım, Munzur Vadisi Milli Parkı'nda 2 bin 250'nin üzerinde bitki türü tespit edildiğini ve bu sayının İngiltere, Hollanda, İsveç ve Danimarka'daki bitki türü sayısından fazla olduğunu belirtti. Ayrıca, bu bitkilerin beşte birinin endemik olduğunu, yani sadece Munzur Havzası'nda bulunduğunu vurguladı.
1971'de Bakanlar Kurulu tarafından milli park ilan edilen Munzur Vadisi, zengin akarsu kaynakları, endemik bitki örtüsü ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor. Meşe, ceviz, kavak, söğüt, çınar, asma, karaağaç ve çalı gibi bitki türleri ile vaşak, yaban keçisi, tilki, kurt, sansar, su samuru, porsuk, sincap, tavşan, yaban domuzu, urkeklik, çengel boynuzlu dağ keçisi ve ayı gibi birçok canlı türü parkta yaşıyor. Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi (BERN) ile korunan Munzur Vadisi, doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Ziyaretçiler, yüksek rakımlı dağlarda ve yaylalarda doğa yürüyüşleri yaparken, Munzur Çayı kenarında serinliğin tadını çıkarıyor. İlkbahar aylarında birçok şehirden Tunceli'ye turlar düzenleniyor. Bölgeye gelenler, doğal güzellikler eşliğinde fotoğraf çekerken, yaban keçileri başta olmak üzere birçok yaban hayvanını gözlemleyebiliyor. Ovacık ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki gözelerden çıkan ve onlarca derenin suyuyla beslenen Munzur Çayı, ilkbahar renkleriyle birleşerek büyüleyici bir manzara sunuyor. Yıldırım, Munzur Havzası'nın evrensel ölçekte önemli bir doğa ve bitki alanı olduğunu ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması için gerekli 10 kriterden 6'sını karşıladığını ifade etti. Munzur Nehri'nin tabanı, 2023'te Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından doğal sit alanı ilan edildi. Yıldırım, Munzur Nehri'nin bölge halkı tarafından kutsal kabul edildiğini ve kültürel ritüellerle birlikte değerlendirildiğinde UNESCO listesine alınmasının bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
