Kamu Son Haber'in birinci sayfası

Kamu Son Haber'in birinci sayfası

Kamu Son Haber'in birinci sayfası

bir-001.jpg

Kamu Son Haber'in birinci sayfası için tıklayın...

YOKSULLAŞMA, VAHİM NOKTALARA GETİRİLDİ

Kongrenin açılış konuşmaları MMO Başkanı Yunus Yener ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından yapıldı. Yener, “Ülkemiz ve halkımızın yoksullaştırılması vahim noktalara ulaşmıştır. Toplumsal bir bunalım söz konusudur” dedi.

TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) adına Makina Mühendisleri Odası (MMO) tarafından dün başlatılan TMMOB Sanayi Kongresi 2023, bugün Ankara’da MMO Eğitim ve Kültür Merkezinde törenle sona erecek. Cumhuriyetin 100. Yıldönümünde Türkiye Sanayisi ve Dünyadaki Son Gelişmeler Işığında Nasıl Bir Sanayileşme? ana temasıyla toplanan kongrenin açılış konuşmaları MMO Başkanı Yunus Yener ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından yapıldı. MMO Başkanı Yunus Yener, Türkiye’nin sanayileşme sürecinin, planlama-sanayileşme-kalkınma üçlüsünün terk edilmesiyle birlikte kesintiye uğratıldığına dikkat çekerek başladığı konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Bilindiği üzere Türkiye’nin sanayisizleştiği, Sanayi Kongrelerimizin başatsaptamalarından biridir. Çünkü ağırlıklı olarak kamu sanayi atılımlarında somutlaşan Türkiye’nin sanayileşme süreci, planlama-sanayileşme-kalkınma üçlüsünün terk edilmesiyle birlikte kesintiye uğratılmıştır. İmalat sanayii ve özel sektör üretken yatırım verileri yok düzeyindedir. Sanayinin merkezinde yer alan imalat sanayii gerilemeye terk edilmiştir. Uzun yıllardır GSYH içinde sanayinin payı yüzde 20-21’lerde, imalat sanayinin payı ise yüzde 17-18’lerde dalgalanıyor. Son iki yılda pandemi sonrası görülen teşvik ve kamudan kaynak aktarımı ile gerçekleşen göreli ve hormonlu iyileşmenin ,son gelen verilerden de görüldüğü üzere geçici olduğu görülmüştür. Üretim, ucuz emek ile düşük ve orta teknolojiye dayalıdır. Paranın değerinin düşüşü, borçlanma, faiz, açıklar ve rant talanı ekonomiye hâkimdir. Ekonomi politikaları kişi, eş, dost, akraba, yandaşlara sermaye transferleriyle oligarşik niteliktedir. Türkiye mafyatik ilişkiler, narkotrafik ve kara para aklamada uluslararası listelerin ön sıralarında yer alıyor. Bu olgular sanayinin, sanayi dışı faktörlerle kuşatılmışlığını da gösteriyor. Sanayi yatırımlarındaki azalmaya benzer birsüreç tarımda da ülkemize dayatılmıştır. Gümrük Birliği, Dünya Ticaret Örgütü, Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmalar ve 2001 Krizi sonrası “reform” adı altındaki politikalarla sanayi daha da dışa bağımlı olmuş, ülkemiz tarımda kendi kendine yeterliliğini yitirmiştir. Ekonomi, nihai planda kuralsızlaşma ile belirlenir olmuş, sömürü yoğunlaşmış, ülkemiz ve halkımızın yoksullaştırılması vahim noktalara ulaşmıştır.

Toplumsal bir bunalım söz konusudur. Söz konusu genel durumu aşmak için sanayi, tarım, ticaret, hizmet alanlarında sermaye ve rant tekellerinin egemenliğini kıracak; toplumsal ihtiyaçları esas alacak kalkınma planları ve onlarla uyumlu ciddi bölgesel planlara ihtiyaç vardır. Savunduğumuz kamucu/toplumcu bütüncül planlama, sosyal adaleti ve sosyal değişimi hedeflemeli; Bu kapsamdaki ekonomi, sanayi, teknoloji ve kalkınma politikalarının; doğa, toplum, siyaset, devlet ilişkilerini yeniden düzenleyen uzun erimli bir toplumsal dönüşüm içerik taşımalıdır. Özetle sanayileşme, planlı ve uzun erimli bir toplumsal kalkınma ve demokratikleşme bir bütündür. Kamu mülkiyetinin yaygınlığı, kamu ekonomisinin kapsamı, kamusal ve sosyal hizmet alanının genişliği-etkinliği, planlamanın başarılı olmasında ve toplumsal refahın oluşturulmasında yararlanılacak en etkin araçtır.” TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, ülke topraklarının tamamının, tarım alanları, ormanlar, yaylalar, meralar, milli parklar ayrımı gözetmeksizin arsa olarak değerlendirildiği, rant ekonomisinin egemen olduğu bir süreç yaşadığımızı hatırlatarak konuşmasına başladı ve özetle şunları söyledi: “Ülke ekonomisi arazi rantı üzerine temellendirildi. İnşaat sektörü de bu temelin odağına yerleştirildi. Sanayi bölgelerinde binlerce kişinin istihdam edileceği tesisler yerine, kent merkezlerinde binlerce dairelik konut projeleri daha çekici hale getirildi.

Ülke topraklarının tamamının, tarım alanları, ormanlar, yaylalar, meralar, milli parklar ayrımı gözetmeksizin arsa olarak değerlendirildiği, rant ekonomisinin egemen olduğu bir süreç yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Ülkenin dört bir tarafına yayılmış KİT yatırımlarının tasfiyesi, bunların yöresel ölçekte beslediği özel sektöre ait küçük ve orta boy işletmelerin de tasfiyesini de beraberinde getirmiştir. Bu sürecin bizi getirdiği nokta, ülkemiz mühendislik, bilim ve teknoloji altyapısının çökertilmesi, üretim yeteneğimizin aşındırılması, bölgeler arası eşitsizliğin daha da büyümesi, dışa bağımlılığın daha da pekişmesi oldu. Bugün içinde bulunduğumuz sosyoekonomik bunalım da bu çarpık ekonomik yapının bir sonucudur” dedi.

birr.jpg

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.